Milos Gezi Rehberi, Milos Gezilecek Yerler ve Milos Konaklama Rehberi
Yaz destinasyonu deyince bizim için Yunan adaları gibisi yok, hep söylüyoruz. 22 Yunan adası gezdikten sonra bu yaz için uzun zamandır bucket list’mizde olan Milos’a gittik ve bingo! Eğer Türkiye’den gidilen Yunan adalarına alışkınsanız Milos onlardan farklı gelecek. Ege Denizi’nin güneyinde yer alan ve Kiklad (Cyclades) Adaları grubunun en batıdaki üyesi olan Milos, tarih boyunca volkanik patlamalarla şekillenmiş devasa bir jeolojik park gibi. Burası volkanik geçmişi sayesinde bembeyaz kaya oluşumları, renkli balıkçı köyleri ve turkuaz deniziyle tam bir görsel şölen. Haziran ayında gezdiğimiz ve adeta aşık olduğumuz Milos’u hızlıca yazdık; gelsin Milos Gezi Rehberi, Milos Gezilecek Yerler ve Milos’un En Güzel Sahilleri!
Milos ile ilgili ilk aklımızda kalanları kısa kısa özetlersek, Milos lokallerden çok Amerikalı ve İngilizleri bulacağınız bir ada. Haliyle fiyatlar da ona göre ve klasik Yunan adalarına göre yeme-içme-konaklama %30 daha pahalı diyebiliriz. Bir Santorini veya Mykonos kadar over turizm kurbanı olmasa da her yıl daha da kalabalıklaşan bir ada ve 5 sene sonra bundan çok daha kalabalık olacaktır. O yüzden listenizdeyse fazla bekletmeden gidin deriz! Lafı hiç uzatmadan, Yoldabiblog tarzı nokta atışı tüyolarımızla Milos’u keşfetmeye başlayalım.


Milos’a Türkiye’den Nasıl Gidilir?
Türkiye’den Milos’a doğrudan bir uçuş veya feribot seferi bulunmuyor. Bu yüzden adaya ulaşmak için iki ana rotadan birini seçmeniz gerekiyor: Atina aktarmalı veya diğer Yunan Adaları üzerinden aktarmalı.
1. Atina Aktarmalı Rota (En Garanti Yol)
- Uçak + Feribot Kombinasyonu: İstanbul, İzmir veya Ankara’dan Atina’ya uçup buradan Milos’a feribota binebilirsiniz. Atina’dan hızlı feribotlarla (SeaJets vb.) yaklaşık 2.5 – 3 saatte, daha ekonomik olan yavaş feribotlarla (Minoan Lines vb.) ise 4 – 5 saatte Milos’a ulaşabilirsiniz. Biz böyle yaptık. Hatta 1 gece önceden gidip Atina’da Pire limanına yakın bir yerde bir gece kaldık ve taverna keyfisi yaptık. Ertesi sabah da erkenden feribotla Milos’a geçtik. Feribotlar oldukça konforlu ve sallanmıyor. Etrafımızdaki birçok kişide Kuşadası-Sakız feribotu travması olduğu için söylüyoruz. Biz feribot biletlerini Ferryscanner üzerinden aldık. Tüm seçenekleri gösterdiği için oldukça mantıklı bir site.
- Uçak + Uçak Kombinasyonu: Atina Havalimanı’na indikten sonra iç hat uçuşuyla (Olympic Air, Sky Express) 40 dakikada Milos’a uçabilirsiniz fakat bu uçuşlar yaz döneminde oldukça pahalı oluyor. Eğer vaktiniz çok darsa bizce düşünülebilir ama Atina artı feribot daha rahat bir seçenek.
Milos’a geçmeden önce Atina’da 1-2 gün geçirmeyi planlıyorsanız; şehir merkezindeki en güvenli bölgeler, akropolis manzaralı oteller ve bütçe dostu konaklama önerilerimiz için Atina Konaklama Rehberi yazımıza göz atabilirsiniz.


2. Adalar Üzerinden Feribot Aktarmalı Rota
Türkiye’den feribotla geçebildiğiniz adalardan Milos’a feribot aktarması yapmak da mümkün ama hazır olun yol biraz uzun sürebilir.
- Bodrum -> Kos -> Milos: Bodrum’dan feribotla Kos’a geçip, Kos’tan haftanın belirli günleri Milos’a giden feribotları yakalayabilirsiniz ama bu feribotlar sadece çok sezonda ve seyrek oluyor.
- Kuşadası/Çeşme -> Samos/Sakız -> Syros -> Milos: Önce Samos veya Sakız Adası’na geçip, oradan Kiklad adalarının merkezi sayılan Syros aktarmalı olarak Milos feribotuna binebilirsiniz.
- Mikonos veya Santorini Üzerinden: Eğer halihazırda bu adalardan birindeyseniz, her gün Milos’a düzenli ve kısa süren (Santorini’den yaklaşık 2 saat) feribot seferleri bulabilirsiniz.
Milos’ta araç kiralama: Milos’ta toplu taşıma yaygın olmadığı için eğer mümkünse araç kiralamanızı şiddetle öneririz. Araba kiralamayı düşünenler için DiscoverCars linkini ekliyoruz. Farklı firmaların fiyatlarını tek ekranda karşılaştırabileceğimiz, puan ve yorumları görebildiğimiz için yıllardır kiralamaları buradan yapıyoruz. Deneyimimiz hep olumlu ve çoğu zaman daha iyi fiyat yakalıyoruz. Sicilya’da da hiç düşünmeden araba kiraladık. Günlüğü 30 EUR’ya gelmiş. Eğer adada çok fazla dolanacaksanız ve sokaklara park etmeyi düşünüyorsanız ek kasko yaptırmayı düşünebilirsiniz.


Milos’a Ne Zaman Gidilir?
- Haziran, Temmuz’un ilk yarısı ve Eylül; Biz 10-15 Temmuz arası gittik ve bize sorarsanız en ideal dönemlerden. Hava tam deniz kıvamındaydı, adanın o popüler noktaları (Sarakiniko, Kleftiko) henüz yaz kalabalığına boğulmamıştı ve istediğimiz yerlerde konaklama ayarlayabildik. Eylül ayı da denizin en sıcak, fiyatların ve kalabalığın yavaş yavaş çekildiği harika bir dönem. Milos kalabalık bir ada, o yüzden yaz kalabalığı gelmeden gitmenin büyük faydası var diye düşünüyoruz.
- Temmuz’un ikinci yarısı ve Ağustos (Yüksek Sezon & Meltem Rüzgarları): Adanın en canlı, hareketli ve her mekanın açık olduğu dönem. Ancak iki büyük dezavantajı var: Aşırı kalabalık (Sarakiniko’da havlu atacak yer bulmak zorlaşabilir) ve Meltem rüzgarları. Ağustos ayında kuzeyden esen sert rüzgarlar adanın o meşhur kuzey plajlarında denize girmeyi imkansız hale getirebiliyormuş ve kimi günler tekne turları iptal ediliyormuş. O yüzden bu tarihlerde gidecekseniz yemek yiyeceğiniz yerleri bile önden ayarlamanızı tavsiye ederiz.
- Mayıs ve Ekim (Sakinlik Arayanlara): Deniz suyu biraz serin olabilir ama yürüyüş yapmak, fotoğraf çekmek ve adayı tamamen lokal haliyle deneyimlemek için çok sakin ve bütçe dostu aylar. Mayıs ayında denizin soğuk olacak olmasına hazır olmakta fayda var.


Milos Konaklama Rehberi: Milos’ta Nerede Kalınır?
İtiraf edelim, bizim Milos’u bu sene listeye alma sebebimiz sosyal medyada gördüğümüz bir balıkçı eviydi ve tüm seyahatimizi evin müsaitliğini yakalayabildiğimiz tek haftaya göre planladık! Denizci ruhunu sonuna kadar yansıtan, slow living’in kalesi diyebileceğimiz Seaweed Studio‘sunda kaldık ve kelimenin tam anlamıyla bayıldık! Ancak bu ev 1 yıl önceden tamamen booked out oluyor ve geziyi 3-4 ay önceden ayarlarsanız evi boş bulma şansınız çok az. O yüzden biz size diğer alternatifleri de gösterelim. Özellikle gecelik 200 EUR bütçeyi geçmeyen, Booking puanı yüksek ve konum olarak lokum gibi yerleri sizin için listeledik. Biz de adada son gecemizde havuzlu başka bir yerde kaldık ve çok memnun kaldık.

1. Adamas – Adanın merkezi
Feribottan ineceğiniz liman bölgesi. Eğer araba/ATV kiralamayacaksanız ya da her yere otobüsle gitmek istiyorsanız en mantıklı yer burası. Akşamları canlı, market ve acente seçeneği çok. Biz de son gece bu bölgede konakladık ve çocukla da en rahatı burası. Bir de şu konuda uyaralım Milos’ta otellerin bir çoğu hiçbir yerde yazmamasına rağmen adult only olabiliyor ve çocuk almıyor. Eğer çocukla tutacaksanız oteli arayıp bunu teyit etmenizi öneririz. Biz Santa Maria Village‘a rezervasyon yapmamıza ve ödemiş olmamıza rağmen kapıdan döndük. Neyse ki paramızı iade ettiler.
Villa Elena: Tatilin son günü Leo havuzlu bir yer istediği için burayı tesadüfen tuttuk ve çok sevdik. Ev çok rahattı, havuzunda da bütün gün bizden başka kimseler yoktu. Hem merkezde hem de rahat ve havuzlu bir yerde kalmak isteyenler için öneririz. Gecelik 220 EUR ödedik.
Lagada Beach Hotel: Doğrudan denizin kenarında yer alan, çok geniş bir bahçeye sahip bütçe dostu bir alternatif. Adamas merkeze sadece 5 dakika yürüme mesafesinde. Fiyatları genellikle gecelik 110 – 150 EUR arasında. Buraya da bakmıştık ama yer kalmamıştı.
Santa Maria Village: Geniş bir bahçe içinde, havuzu ve keyifli bir otel. Limana yürüme mesafesinde. Çok büyük bir havuzu var FAKAT çocuk almıyorlar. Oraya dikkat. Çocuksuz olsak burada kalırdık. Yaptığımız araştırmalarla en iyi fiyat performans oteli burası çıkmıştı.

2. Pollonia: Gurme Restoranlar & Sahil Havası
Adanın kuzeydoğusundaki bu sevimli balıkçı kasabası, akşamları sakinlik ve iyi yemek arayanlar için bir numara. Sahil boyunca dizili harika tavernaları var ve atmosferi çok güzel. Adada lokallerle tanışabildiğimiz ve kaynaştığımız tek yer burası oldu. Mekanlarda da fiyatlar merkeze göre daha uygundu. Biz bu kendi halindeki kasabayı bir ayrı sevdik.
Heliovasilema Studios: Pollonia merkezine ve plaja yürüme mesafesinde, geleneksel Kiklad mimarisine sahip temiz bir tesis. Gecelik fiyatı sezona göre genellikle 120 – 160 EUR bandında.
Unique Milos Suites: Deniz manzaralı, modern ve minimal dekore edilmiş stüdyolar. Özellikle Haziran ve Eylül dönemlerinde tutarsanız gecelik 170 – 195 EUR civarında. Sezonda bir tık daha pahalı.

3. Plaka (Chora): Romantik Sokaklar & Gün Batımı
Adanın en tepesindeki tarihi merkezi. Daracık sokaklar, beyaz badanalı evler ve begonvillerle tam bir klasik Yunan köyü manzarası. Akşam yürüyüşleri ve gün batımı için harika ama plajlara gitmek için aşağı inmeniz gerekiyor ve gün içinde çok sıcak ve sessiz. Eğer Milos’a gece hayatını da görmek, tavernalarında takılmak için geliyorsanız ve zaten gündüzleri sahillerde olacağız diyorsanız, Plaka bölgesinde kalmak mantıklı olacaktır.
Plaka Suites: Plaka’nın merkezinde, gün batımı manzarasını izleyebileceğiniz bir terası olan oldukça keyifli bir yer. Fiyatları döneme göre 150 – 190 EUR arasında değişiyor.
Vira Vivere Houses: Plaka’ya çok yakın (Plaka ile Triovasalos arasında), sakin bir konumda yer alan tam donanımlı stüdyolar. Özellikle kendi yemeğini hazırlamak isteyenler ve bütçeyi korumak isteyenler için gecelik 100 – 140 EUR fiyatıyla oldukça mantıklı bir seçenek.


Milos Gezilecek Yerler & Milos En İyi Plajlar
Milos gördüğümüz bütün adalar arasında en ikonik plajlara sahil ada desek yeridir. Her gün 2-3 sahil gezdik ve kimilerine ikinci kez gittik. Milos aklımızda hep o muhteşem sahilleriyle kalacak (taa ki tekrar gidene kadar!:)) Sahillerin bir güzel yanı da hepsinin birbirine yakın olması. Milos büyük bir ada sayılmaz ve gezilecek sahiller hep yan yana dizilmiş, ya da en kötü ihtimalle arabayla 15 dakika. O yüzden günde 2-3 farklı sahilde zaman geçirmek çok kolay.
Kuzey/Güney Rüzgarları: Adada sahile gitmeden önce rüzgar yönüne mutlaka bakın. Eğer kuzeyden sert bir rüzgar esiyorsa Sarakiniko yerine adanın güneyindeki Paleochori veya Firiplaka plajlarını tercih etmeniz daha mantıklı olacaktır.


Sarakiniko Beach
Adanın alametifarikası. Beyaz volkanik kayalar rüzgar ve dalgalarla öyle bir şekil almış ki kendinizi kelimenin tam anlamıyla Ay’da yürürken buluyorsunuz. Buraya mutlaka hem gün doğumu/gün batımında fotoğraf çekilmeye hem de cesaretiniz varsa kayalardan turkuaz denize atlamaya gelin. Adanın en ikonik plajı ve güzel vücutluların buluşma yeri diyebiliriz. Yalnız gölge çok az ve alttaki kumlu sahil kısmında bile gölge yok. İşletme de yok. O yüzden çocukla çok uygun değil, yetişkinlerin bile kafasına güneş geçme ihtimali var o yüzden sabah erkenden gelmek lazım.


Kleftiko Caves
Eskiden korsanların saklanma yeri olan bu devasa beyaz kaya bloklara ve mağaralara karadan ulaşım yok. Adamas veya Pollonia’dan kalkan günlük katamaran/tekne turlarından birine mutlaka kaydolun. Şnorkelle yüzmek için hayatınızda görebileceğiniz en net sulardan burada desek yeridir. Biz yarım günlük tekne turunu Getyourguide üzerinden yorumlara bakarak tuttuk ve çok memnun kaldık.
Milos’ta ayarlamak isteyebileceğiniz tüm turlar ve aktiviteler için şuraya Get Your Guide linkini bırakıyoruz. Uzun süredir yeni bir yere gidiyorsak ve bir aktivite ayarlayacaksak Get Your Guide’dan tutuyoruz. Turların puanlarını ve yorumlarını görebildiğimiz için seçtiğimiz aktivitelerden hep çok memnun kalıyoruz. Bizim tuttuğumuz tekne turunun da linki burada. Zaten çok araştırıp tutmuştuk, turdan çok memnun kaldık.


Tsigrado Beach
Tsigrado Beach
Adanın en ‘gizli’ koylarından. Bu koya ulaşmak için iki kaya arasındaki dik bir yarıktan, halatlara tutunarak ve tahta bir merdivenden inmeniz gerekiyor. Aşağıdaki cam gibi deniz tüm yorgunluğa değiyor. İşletme yok, havlunuzu suyunuzu alıp gelmek gerekiyor. Su müthiş. Kumsal sahil. Suyunuz yeminiz olursa bütün günü geçirebilirsiniz.
Çocuklu Aileler İçin: Bizim gibi çocukla geziyorsanız, Tsigrado’nun dik merdivenli ve halatlı inş yolu puset ve çocukla oldukça zor. Bunun yerine hemen yanı başındaki, geniş kumsalı ve sığ deniziyle aşırı konforlu olan Firiplaka Beach veya adanın yine çok sakin ve çocuk dostu olan Agia Kiriaki Beach sahilini tercih etmenizi kesinlikle öneririz. Buralarda hem işletme de var. Biz özellikle Firiplaka’yı çook sevdik.
Çocuklular için bir diğer önerimiz de adanın tam olarak diğer tarafında kalan Plathiena Foodies Beach Bar olacak. Burası da daha çok lokallerin tercih ettiği oldukça sessiz sakin kendi halinde bir yer. İşletmede 2 şezlong ve bir şemsiye toplam 25 EUR.
Pollonia Sahili (Polonia)
Pollonia, adanın Adamas’tan sonra ikinci en popüler ama çok daha sakin ve lokaller tarafından da sevilen bir noktası. Beyaz badanalı evleri, kıyıda demirlemiş balıkçı tekneleri ve sahile sıfır dizilmiş harika restoranlarıyla tam bir ‘Yunan’ kasabası. Adada lokallerle tanıştığımız (ve hatta Leo sayesinde) kaynaştığımız tek yer burası oldu diyebiliriz.
Milos’un neredeyse bütün sahillerini gezdikten sonra en çocuk dostu sahilinin Pollonia olduğuna karar verdik. Zaten sahilde kiminle konuştuysak Milos’un en güzel sahili burası değil ama en çocuk dostu sahili burası deyip durdu. Denizi sığ ve sahil tamamen kum. Etrafında marketler, restoranlar, dondurmacılar var. Biz son günün neredeyse tamamını burada geçirdik. Sahil boyunca uzanan Ilgın ağaçları sayesinde şemsiye aramadan, ağaç gölgelerinin altında havlunuzu atıp saatlerce vakit geçirebilirsiniz.
Kimolos’a Geçiş Noktası: Ayrıca Pollonia Limanı, Milos’un hemen karşısındaki bakir ve minik ada Kimolos‘a giden küçük feribotların kalktığı yer. Günübirlik bir ada kaçamağı düşünürseniz konum olarak çok pratik!


Milos’un İkonik Balıkçı Köyleri (Syrmata Köyleri)
Milos’u Yunan adaları arasında benzersiz kılan en tatlı detaylardan biri kesinlikle “Syrmata” adı verilen bu geleneksel balıkçı evleri. Balıkçıların kışın teknelerini fırtınalardan korumak ve bakımını yapmak için kayalara oyduğu, alt katı garaj/kayıkhane, üst katı ise yaşam alanı olarak kullanılan bu iki katlı evlerin kapıları rengarenk boyanmış. Her bir köyün ise adada sunduğu deneyim bambaşka. Şimdilerde bu evler Airbnb olmuş ve isterseniz buralarda kalabiliyorsunuz ama kendi kaldığımız balıkçı evi hariç önermiyoruz. Sebebini sorarsanız ise bu balıkçı kasabaları gün içinde oldukça kabalalık oluyor ve bu demektir ki turistler bütün gün evinizin önünde fotoğraf çekiyor olacak. 🙂 Bu açıdan bunaltıcı olur diye düşünüyoruz.
İşte radarınıza almanız gereken 3 ikonik balıkçı köyü ve öne çıkan özellikleri:
1. Klima: Masalsı Gün Batımları & Fotoğraf Noktası
Klima, adada gün batımını izlemek için en romantik ve büyüleyici nokta. Deniz dalgaları doğrudan evlerin kapısının önüne kadar vururken, rengarenk kapıların önünde fotoğraf çekilmek tam bir Milos klasiği. Gün batımında gökyüzünün turuncudan pembeye dönen renkleri bu renkli evlerle birleşince ortaya inanılmaz bir görüntü çıkıyor. En güzeli buraya gün batımında gelmek. Akşam yemeği için de Klima’nın meşhur tavernası Astakas’a rezervasyon yaptırabilirsiniz.
Denizi yüzmek için çok uygun değil, o yüzden gün içinde yüzmek için diğer sahilleri tercih etmeniz daha iyi olur.


2. Firopotamos
Burası sadece görsel bir balıkçı köyü değil, aynı zamanda harika bir yüzme noktası. Klima veya diğer küçük koylara kıyasla Firopotamos’un denize girmek için çok daha büyük, geniş ve keyifli bir sahili var. Bir tarafında kayalıklara dizilmiş Syrmata evleri ve koyun tepesindeki sevimli kilise, diğer tarafında berrak, çarşaf gibi bir denizi var. Bizim balıkçı kasabaları arasındaki favorimiz açık ara Firopotamos oldu.
3. Mandrakia
Küçük bir kayalık burnun iki yanına kurulmuş, adanın en fotojenik ve lezzetli köylerinden birisi. Mandrakia denince akla ilk gelen şey meşhur Medusa Taverna. Adanın en sevilen tavernalarından birisi. Fiyatları da oldukça makul. Rengarenk teknelerin çekildiği minik limanı, güneşte kurutulan ahtapotları ve hemen denizin sıfırında yer alan masalarıyla tam bir ‘Yunan taverna’. Firopotamos’ta denize girdikten sonra öğle veya akşamüstü yemeği için Mandrakia’ya gelebilirsiniz.
Denize girmek için fazla önermiyoruz çünkü tekne kalabalığından ötürü sahili kirlenebiliyor.


Milos Yeme & İçme Rehberi: Nerede Ne Yenir? – Milos Gezi Rehberi
Milos mutfağı, taptaze deniz ürünlerinin yanı sıra adaya özgü volkanik pişirme teknikleri, yerel peynirleri ve fırın lezzetleriyle sizi yeme içme konusunda üzmeyecek bir ada. Yalnız hazır olun, yeme-içme fiyatları klasik Yunan adalarına göre oldukça yüksek.
Sirocco Volcanic Restaurant: Paleochori plajının altındaki volkanik jeotermal ısı sayesinde yemeklerin kumsalın altındaki kızgın kumlarda, özel toprak kaplarda yavaş yavaş pişirildiği oldukça değişik bir mekan. Burayı klasik bir Yunan tavernasından ziyade bir fine dine deneyimi olarak düşünebilirsiniz. Volkanik kumda pişen fırın kuzu (Kleftiko) veya balık buğulaması ile meşhur. Biz bir gece burada yedik çok sevdik.
Medusa: Adanın en popüler tavernalarından. Mandrakia balıkçı kasabasında. Yaz sezonunda bile rezervasyon almıyor o yüzden biraz sıra beklemeniz gerekebilir. Hem yemekler hem de ortam 10 numara. Renkli balıkçı teknelerinin ve güneşte kurutulan ahtapotların asılı olduğu o meşhur mekan.


O! Hamos!: Adanın açık ara en popüler ve otantik tavernası. Menüleri el yazısıyla defterlere yazılmış, yemekler el yapımı toprak kaplarda sunuluyor. Ayrıca önünde ufak bir sahili var. Biz bir öğlen burada yedik ve sonrasında da sahilinde denize girdik. Yemekleri müthişti!! Kendi çiftliklerinden gelen etler ve yerel peynirler ayrıca müthişti. (özellikle pitarakia denilen Milos böreği ve ağır ateşte pişmiş oğlak/kuzu etleri). Deniz ürünü yok. Kapısında uzun kuyruklar olabiliyor, akşam yemeği için erken gitmek şart.
Flisvos veya Trapatselis: İkisi de Adamas’ta port’a yürüyerek 5 dakika mesafede oldukça tatlı tavernalar ve aile işletmeleri. Yemekleri birbirine benzer, fiyatları adaya göre uygun. Merkezde akşam yemeği yemeği düşünürseniz mutlaka şans verin deriz. Hemen yanında bir de Mikros var, o bir tık daha pahalı.
Bunların dışında merkez Adamas’ta dondurmacı favorimiz Aggeliki Ice Cream oldu. Hemen yanındaki gyrosçu Gyros of Milos müthiş ve adada 3 EUR’ya yemek yiyebileceğiniz tek yer diyebiliriz! Merkezde kahveci olarak da Mentor Coffee‘yi kaydedebilirsiniz.
Adanın başkenti, aynı zamanda en romantik yeri olan Plaka bölgesinden favorilerimiz ise şöyle:


Avli (Plaka): Plaka’nın daracık beyaz sokaklarında, begonvillerle kaplı büyüleyici bir iç bahçede yer alıyor. Modern dokunuşlarla harmanlanmış klasik bir Yunan mutfağı mekanı. Plaka’da sokaklar o kadar güzel ki özellikle günbatımında iyi ki gelmişim diyeceksiniz.
Archontoula (Plaka): Plaka’nın tam merkezinde, sokak üzerindeki masalarıyla tam bir klasik Yunan tavernası havası. Atmosferi çok canlı ve keyifli. Biz bir gece burada yedik, yemeklerine bayılmadık ve aynı zamanda pahalıydı ama ortamı için değer.
Ergina (Tripiti): Plaka’nın hemen yanındaki Tripiti köyünde, deniz manzarasına karşı konumlanmış ev yemekleri mekanı. El yapımı makarnalar (matsata), musakka ve patlıcanlı börekleri çok iyiydi.


Utopia Cafe (Plaka): Yemeğin üstüne veya yemek öncesi adadaki en efsanevi gün batımını izlemek için ikonik bir bar. Kokteylleri eşliğinde Ege Denizi’ne batan güneşi izlemek bir Milos klasiği. Tüm adada en sevdiğimiz mekan galiba burası oldu. Günbatımı muhteşemdi!
Palaios Pastry (Plaka): Plaka sokaklarında gezerken adaya özgü meşhur Karpouzopita‘yı (tarçın, susam ve bal ile yapılan geleneksel karpuzlu kek/turta) veya ev yapımı dondurmalı portakallı revaniyi (portokalopita) denemek için en doğru adres diyebiliriz.
Milos’un sakinliğinden sonra Mykonos’un cıvıl cıvıl sokaklarına ve ikonik otellerine geçmek isterseniz, bölge bölge konaklama tavsiyelerimizi Mykonos Konaklama Rehberi yazımızda topladık.
Şimdiden Milos’ta bol eğlenceler!
